Dert bir değil elvan elvan…
Reklam Dünyasıyla ne kadar özdeş bir tanımlama.
İnternet reklamcılığı çok konuşulsa da ve cazip gibi görünse de Basın İlancılığı daha uzun yıllar tercih önceliğini kaptırmayacağa benziyor.
Reklamcılık mesleğinin kangrenleşmiş ve bıkkınlık getirdiği bilinen sorunlarını kısaca şöyle yeniden bir gözden geçirelim.
1) İki telefon, bir faks,ortalama 20m2′lik kiralık işyeriyle, okuma yazma bilen bir veya iki (hadi bazen üç olsun)bayan eşittir Gazete ilancılığının yapılacağına hala inananlar çoğunluktadır.
2) Kimi ajansların hiçbir işletmecilik hesabına dayandırmadan, gazetelerin verdiği komisyonları bol keseden ilanverenlere bağışlaması çok yaygınlaşmıştır.. İlan piyasasında deşifre edilmiş yüksek iskonto didişmesinde(sanki 3.dünya muharebesi)Gazeteler seyirci olmayı tercih etmektedirler. Ağırlıklarını koymamaları, çözüm için çaba harcamamaları,konuyu Ajansların kendi aralarındaki bir sorunu olarak görmeleri, katkıya yanaşmamaları istenilen durum değildir..
Serbest piyasa koşulları tamam da..
4) Reklam Ajansları arasında diyalogsuzluk ciddi boyutlardadır. Diyalogsuzluk artniyetli olanların bu sektörde istediği gibi davranmasına fırsat vermektedir.
5) Reklam Ajanslarının mesleki bir örgütlenmeleri hala yoktur., Reklam ajansları gazetelerin hedefi mi oluruz, düşüncesiyle bu tür oluşumlara sıcak bakmamaktadırlar.. Bazı fırsatçılar bu boşluktan yararlanarak kişisel çıkar sağlamak için kurdukları reklam örgütcükleri ile evcilik oynamaktadırlar.
6) Seri ilanların Gazetelerde fütursuzca taranması işinde bazı odakların Seri ilan hırsızlığını ve tetikçiliğini görmezden gelmeleri de çok ciddi bir rahatsızlık konusudur.İlanverenler artık bu taramayı yapan kişi veya ajansları değil, bunu yaptırdıklarını sandıkları gazeteleri hedefleyip hoş karşılamıyorlar. Ve Artık ciddi boyutlarda tepki gösteriyorlar.(Bu yolda ciddi mesafelerin alındığı ve bu işi yapanların yaprak dökümüne doğru gitmeye başladıkları görülmektedir.)
PEKİ NELER OLMALI, NELER YAPILMALI?
Toplumun gelişimiyle Reklam sektörününe ihtiyaç daha da artmıştır.Reklam Ajanslarının bu ihtiyaçlara göre yapılanmaları uyum sağlamaları gerekmektedir. Eller cebe gitmelidir. Teknoloji ve sanayileşme lafları ciddiye alınmalı, hayata geçirilmelidir.
Sadece seri İlan departmanı için bugün ortalama 16 eleman gereklidir. Ticari ilanlar için bağımsız ayrı bir servis olmalıdır. Ticari ilan servisi için daha başlangıçta bilgisayar ve çizim işlerinde yetişkin en az 6 eleman olmalıdır.
Yukarıda sözünü ettiğim servisleşme ve eleman sayıları çoğumuzca ilk kez duyulduğu için abartılı veya gereksiz gelebilir. Can sıkan itici bir tesbit gibi gelebilir. Ancak hizmetin büyümesi ne yazık ki bu gerçeği bu zorunluluğu ortaya sürmektedir. Genelde herkes en büyük olduğunu ağızdan düşürmüyor. Tamam en büyüksünüz de.. Kurumsallığın kurallarına uyum sağlanmadıkça o söz ve yorumları kimse ciddiye almaz.
Reklamverenler artık Ajansların teknolojik ve insan yapılaşmasına bakıyor. Araştırıyor. Kurumsallaşma ve imaj olgularına önem veriyor.Bu özellikteki kuruluşlarla çalışmak istiyor.Yanıltıcı yönlendirmeleri hemen farkediyor ve tercihlerini değiştiriyor.
Gününü belli mekanizmalarla iyi ilişkilerle geçirip ucuz yoldan iş toplama yöntemleri artık bıkkınlık yaratıyor. Bu anlayışların miskinlik, tembellik ve hantallık olduğunda gelin anlaşalım.Bu yöntemler hem ajansların hemde gazetelerin pazar alanlarını daraltmaktan başka hiçbir işe yarar sağlamaz. Üretkenliğin çok farklı şey olduğunu bilmek, öğrenmek ve uygulamak zorundayız. Göreceğiz ki bu tutum yani sadece kendimize güvenerek çalışmak , sektöre dolayısıyla tüm taraflara dönüşümü olan kalıcı derinlikler kazandıracaktır.
Sektörün sorunları ve çözüm yolları elbetteki yukarıda anlatılanlar ile sınırlı değildir.
Ancak öyle zannediyorum ki ÇOĞUNLUĞUN içine atıp kimselere açamadığı duyguları, düşünceleri, Okyanusta bir damla olur, düşüncesiyle, gündeme taşımaya çalıştım.
İyi dileklerimle..
|